ADİ FiĞ :
En çok yetiştirilen fiğ türüdür. Ülkemizde tüm bölgelerde yetiştirilebilir. Tek yıllık baklagil yem bitkisidir. Yeşil ve kuru ot olarak yedirilebileceği gibi daneleri kırma yapılarak ta verilebilir. Hem otu hem daneleri oldukça besleyicidir. Yeşil otunda ortalama yüzde 23,9 ham protein bulunur. Danelerindeki protein oranı ise ortalama yüzde 20'nin üzerindedir.Eksi 8 derecenin altındaki sıcaklıklarda donmaktadır. Bu yüzden kışı sert geçen yerlerde yazlık olarak, sıcak iklim bölgelerinde ise kışlık olarak yetiştirilmektedir. İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erken İlkbaharda ekimi yapılır.
Su tutma kapasitesi iyi olan orta ve ağır topraklar adi fiğ tarımı için uygundur. Kumlu topraklar uygun değildir. Süzek, yeterli kireç ihtiva eden tınlı topraklar adi fiğ tarımı için en uygun topraklardır.
Sonbahar ekimi için tahılların hasadından sonra toprağın yüzlek olarak işlenmesi ve sonbaharda daha derin bir sürüm yapılması yeterlidir. İlkbahar ekimi için ise tarlanın sonbaharda işlenmesi, ilkbaharda da tırmık geçirilmesi yeterli olmaktadır. Ekim en iyi şekilde mibzerle yapılabilir. Dekara atılacak tohum miktarı ve sıra aralıkları ot veya tohum yetiştirme amacına göre değişir. Ot elde etmek için sulu şartlarda 15-20 cm, kıraç şartlarda 30-40 cm sıra arasıyla ekim yapılabilir. Tohum için yetiştirilecekse sulu şartlarda 30-35 cm, kıraçta 50-60 cm sıra arasıyla ekilebilir.
Mibzerle ekimde dekara 8-10 kg tohum kullanılır. Serpme ekimde 12-15 kg tohum kullanılır. Ekim derinliği 3-4 cm kadardır. Tohum elde etmek için tek başına ekilen fiğ, ot elde etmek için yetiştirilecekse çeşitli tahıllarla birlikte ekilebilir. Bu amaçla en fazla arpa ve yulaf kullanılır. Adi fiğ tarımında ekimle birlikte dekara 10 kg DAP (18-46) gübresi verilmesi uygundur.
Sulama imkanı olan yerlerde çiçek zamanına kadar bir iki defa sulanabilir. Yeşil ot elde etmek için yapılan yetiştiricilikte çiçeklenme döneminden alt kısımda baklalar oluşuncaya kadar geçen sürede biçilir. Kuru ot elde etmek için yapılan yetiştiricilikte ilk baklalar yetişince biçim yapılır. Dekardan 250-500 kg kuru ot alınabilir.
Tohum elde etmek için fiğin saplarında en alt fasulyeler tamamen olgunlaşınca biçilmelidir. Hasatta geç kalınırsa alt fasulyeler çatlar. Dekardan 100-200 kg tohum alınabilir.
MACAR FiGi:
İlk kültür formları Macaristan'dan alındığı için bu ismi almıştır. Kışa dayanıklılığı normal şartlarda yeterlidir. Sert kışlarda dondan zarar görmeden kalabilir. Kıraçta yetiştirilebilen bir kışlık fiğ olduğu için büyük değere sahiptir. Orta ağır ve kireççe zengin toprakları sever. Tahıl kalktıktan sonra gölge tavında sürülür. Sonbaharda ekimden önce tekrar tırmık ve taban geçirilerek tohum yatağı hazırlanır.
Eylül başından kasıma kadar ekilebilir. Yalnız yada tahılla karışık ekilebilir. Karışık ekimde ot almak için dekara 6 kilo Macar fiği ve 4-6 kilo tahıl kullanılır. Ot almak için sıra araları 18-20 cm olmalıdır. Tohum almak için tek başına ekilir ve dekara 6-8 kilo tohum atılır. Sıra arası 35-50 cm olmalıdır. Ekimden sonra merdane çekmek faydalıdır. Ekimle beraber dekara 14 kg DAP (18-46) gübresi verilir. Yabancı ot mücadelesinde bir önceki dönem ekilen tahılda yabancı ot mücadelesinin yeterli yapılmış olmasının faydası büyüktür. Eğer nadasa sonrası Macar fiği ekiliyorsa nadas uygulamasında yeterli toprak işlemesinin yapılarak yabancı ot kontrolünün sağlanmış olması gerekir. Ekimden sonra ilkbaharda çıkan yabancı otların gelişmekte olan Macar fiğine zarar vermeden çapalanması gerekir.
Macar fiğinde olgunlaşma dönemi erken başlamaktadır. İlkbaharda erken gelişmesi, erken tohum olgunluğu ve erken çiçek açması Macar fiğinin üstün bir özelliği ve tercih sebebi olmaktadır. Bu özellikler Macar fiği tarımında tohum veriminin yüksek ve güvenceli olmasını sağlamaktadır. Bu bitkinin meyve çatlamama özelliğinin de olması önemli bir üstünlüktür. Tohum için yetiştirildiğinde alt baklaları esmerleşince biçilip kurutulur sonra harman yapılır. Elde edilen tohumların iyice kurutulmadan ambara konulması uygun değildir.
Macar fiği ot almak için çiçeklenme başlangıcında biçilmelidir. Biçilen ot kurutularak yada silolanarak saklanır. Tek olarak kıraçta verdiği yeşil ot miktarı dekara 800-1500 kilodur. Tohum verimi ise dekara 80-100 kilo kadardır.
YONCA :
Yonca çok yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 50-80 cm'dir. Derin bir kök sistemi vardır. Uygun koşullarda 8-10 metre derine gider. Etkili kök derinliği 120-180 cm'dir. Yonca önemli bir yem bitkisidir. Otlatılmaya da oldukça dayanıklıdır.
Bu nedenle meraların ıslahında diğer bitkilerle karışıma giren ve meraların kalitesini arttıran bir bitkidir. Ahır besiciliğinde et ve özellikle süt verimini % 30'lara kadar artıran ve yem bitkileri içerisinde en çok besleyicilik değeri olan yoncada, içerisinde 10 kadar vitamin de vardır. Yoncanın Alaska ve Sibirya gibi çok soğuk bölgelerde yetişen türleri olduğu gibi en sıcak bölgelerde de yetişen türleri vardır. Sıcak olan gün sayısı ne kadar fazla ise biçim sayısı ve buna bağlı olarak ot v erimi de o oranda artar. Yoncanın en iyi yetiştiği topraklar; tınlı, kumlu-tınlı, kumu çok fazla olmayan ve yeter derecede kireç içeren topraklardır. Taban suyu yüksek ve PH'nın 6.5 dan aşağı olmaması gerekir. Yoncanın normal ürün verebilmesi için toprağın fosfor ve potas kapsamı bakımından iyi olması gerekir.
KORUNGA :
Bir çok kültür bitkisinin yetişemediği kıraç ve kuru toprakların değerlendirilmesinde korunga önemli bir yem bitkisi olarak kullanılmaktadır. Su faktörünün kritik olduğu bir çok bölgede münavebede vazgeçilmez bir bitkidir. Böyle çevre koşullarında korunganın yerine yetiştirilebilecek başka bir baklagil yem bitkisi yoktur. Yurdumuzda özellikle Doğu Anadolu da en fazla yetiştirilen yem bitkilerinden birisi olup ekim alanı son yıllarda devamlı olarak genişlemektedir. Korunga otu, beslenme değeri yönünden yoncaya benzemektedir. Hatta azotsuz öz maddeler, ham yağ ve ham protein yönünden yoncadan daha zengindir. Hazmolabilen kuru madde oranı yoncadan daha fazla, lignin oranı ise daha düşüktür. Korunga yeşil olarak hayvanlara yedirilebilmekte hayvanlarda şişme ishal ve ölümlere neden olmamaktadır. Köklerin derine gitmesi fakir topraklarda dahi yetişebilmesi toprakta serbest olmayan fosforu serbest durumu getirmesi nedeniyle iyi bir toprak ıslah bitkisidir. Kök bakımından zengin olan korunga toprakta 1.8 ton / da kök kalıntısı bırakır. Kök sisteminde yaşayan Rhizobium bakterileri sayesinde havanın serbest azotunu tespit ederek kendisinden sonra gelen bitkiye çok elverişli bir toprak bırakabilir. Meraların ıslahında özellikle buğdaygil yem bitkileri ile karışımlarda iyi gelişebilir. Erozyon kontrolünde çok etkili bir şekilde faydalanılabilir. Korunga bol miktarda bal özü verdiğinden aynı zamanda iyi bir arı merasıdır.Ekim öncesinde uygun ikileme aletleri kullanarak tohum yatağı hazırlanır, gerekirse tapan çekilerek zemin düzeltilmelidir. Tohum yatağı hazırlanırken aşırı toprak işlemeden kaçınılmalıdır. Aksi takdirde her toprak işlemede toprak tavı kaçmakta çimlenme ve çıkış risk altına girmektedir. Fidelerin bir çoğu kurak yaz aylarına dayanamayıp ölmekte geri kalanlar sert kış şartlarına zayıf girmekte ve soğuktan zarar görmektedirler. Bu durum tesisin ömrünü ve verimini düşürmektedir.
Ekim :
Korunganın her türlü iklim şartlarında en iyi ekim zamanı erken ilkbahardır. Ancak ılıman iklim bölgelerinde sonbaharda da ekilebilmektedir (Gençkan - 1992).
Kıraç şartlarda tarımı yapıldığından, kuruya ekimden kaçınılmalı ekimde gecikilmemelidir. İlkbaharda uygun toprak tavı ve sıcaklığı yakalandığı anda korunga ekimi yapılarak, çimlenme ve çıkış sağlanmalı sonradan gelecek yağışlardan bitkinin faydalanıp kurak yaz aylarına kuvvetli girmesi temin edilmelidir. İşletmelerimizde korunga ekimi Accord tipi pinomatik mibzerlerle yapılmaktadır. Ekimde sıra arası mesafe 12.5 cm olarak tutulmakta, 2 - 5 cm derinliğe ekim yapılmaktadır. Ekimde 6 - 10 kg/da arasında değişmekle birlikte, ortalama 8 kg /da baklalı tohum kullanır. Ekimle birlikte toprağa 14 - 1 5 kg/da DAP gübresi verilir
MISIR :
Mısır, hayvan yemi ve insan yiyeceği olarak çok değişik alanlarda kullanılan ve ülkemizde buğday ve arpadan sonra en fazla üretilen bir hububat bitkisidir. Ülkemizde mısırın geleneksel üretim alanları Karadeniz ve Güney Marmara bölgesi olarak bilinir. Ülkemizin hemen her yerinde yetiştirilen mısır, Mısır tipik bir sıcak iklim tahılıdır. Minumum çimlenme sıcaklığı 9 - 100C olup, optimum çimlenme sıcaklığı 180C'nin üstündedir. En uygun büyüme sıcaklığı ise 25-300C arasındadır. 150C'nin altındaki sıcaklar ilk büyümeyi yavaşlattığından verimde belirgin düşüşlere yol açar.
Mısır bitkisinin toprak seçiciliği fazla değildir. Uygun ve zamanında işlenen ve gerekli bitki besin maddeleri verilen, değişik tip topraklarda mısır başarıyla yetiştirilebilir. Ancak mısır en iyi gelişmeyi ve en yüksek verimi , organik madde ve alınabilir besin maddelerince zengin ve drenajı havalanması iyi olan derin, sıcak, tınlı topraklarda gösterir.
Toprak Hazırlığı:
Mısır için toprak işlemede dünyada değişik yöntemler kullanılmaktadır. Bunların başlıcaları; geleneksel toprak işleme (pulluk ile), anız örtülü malç sistemi, ark açıcıları kullanılarak yapılan işleme, minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz yöntemlerdir.
Ülkemizde mısır genel olarak geleneksel toprak işleme metodu olan pullukla derin sürüm, gerekirse ikileme, diskaro ve tırmık kullanılarak yapılmaktadır. Ancak daha fazla güney bölgelerimizde uygulanan ikinci ürün mısırda azaltılmış toprak işleme metotları kullanılmaktadır. Bu yörelerde yapılan yanlış uygulamalardan birisi anızın yakılarak toprak işlemesi yapılmasıdır. Bunun yerine anız mibzerleri ile gölge tavına sürümsüz ekim yapılması yerleştirilmelidir. Bir diğer uygulama Doğu ve Batı Karadeniz Bölgelerinin yamaç arazilerinde uygulanan elle toprak işleme şeklidir. Bu yörelerde ticari anlamda mısır üretimi yapılmamaktadır. Fazla işgücüne ve toprak erozyonuna neden olan bu uygulamadan vazgeçilerek buralarda da sürümsüz ekim metotlarının uygulanması gerekmektedir.
Ekim Zamanı:
Mısır yazlık olarak yetiştirilen bir bitkidir. Ancak çok uzun bir ekim periyoduna sahiptir. Mısır, fizyolojik oluma erme zamanına kadar olan toplam sıcaklık istekleri baz alınarak olum guruplarına ayrılmıştır (FAO 200, FAO 300 … FAO 700 gibi). Üretim yapılacak yerin iklim şartlarına göre ve yetiştirilecek çeşidin FAO olgunluk gurubuna göre ekim zamanı belirlenmelidir. Fideler ilkbahardaki donlardan veya düşük sıcaklıklardan çok etkilenirler. Böyle şartlarda tarlada yeterli sıklığı gerçekleştirebilmek zor olur. Veya bitkiler zayıf düştüğünden dolayı yabancı ot kontrolü zorlaşır. Bu bakımdan ana üründe ekim zamanının tespitinde en doğru ölçüt toprak sıcaklığıdır. Tohum yatağındaki sıcaklık 10°C'nin üstünde olmalıdır. Karadeniz bölgesinde ekim, Mayıs ayı içinde yapılmalıdır. Ancak Güneydoğu Anadolu gibi sıcak bölgelerde ana ürünün uygun olmadığı ve ll.ürün olarak erkenci çeşitlerle tarım yapılması gerektiği tespit edilmiş olup, ekimin de Haziran ortalarından Temmuz başlarına kadar bitirilmesi gerekmektedir. İkinci ürün tane yetiştiriciliğinde olgunluk gurubuna göre seçilmiş olan çeşit mümkün olduğu kadar erken ekilmelidir. Ya da bölgelere ve olgunluk guruplarına göre yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiş olan en son ekim tarihlerine bakarak ekim yapılmalıdır.
Ekim Derinliği:
Ekim derinliği genel olarak 5-6 cm olmalıdır. Ağır topraklarda biraz daha yüzlek, hafif topraklarda biraz daha derin olabilir. Ekim mutlaka tavlı toprağa yapılmalıdır. Tohumun toprakla temasını arttırmak için merdane çekmek faydalı olmaktadır. Bilhassa azaltılmış toprak işleme veya sürümsüz ekimlerde bu işlemin etkisi daha da önemli olmaktadır.
Bitki Sıklığı:
Mısırda verimi oluşturan en önemli komponent dekardan hasat edilen bitki sayısıdır. Bitki sıklığı; çeşidin özelliği, toprağın verim gücü, sulama durumu ve yetiştirme amacına göre değişir. Orta geççi (FAO: 700) çeşitler için sıklık, hasat sırasında dekarda 5500 - 7000 bitkiyi sağlayacak şekilde sıra arası 65-70 cm, sıra üzeri 20-25 cm olmalıdır. Yeterli suyun olduğu yerlerde ve erkenci çeşitlerde bitki sıklığının biraz fazla, suyun kısıtlı olduğu yerlerde ve geççi çeşitlerde bitki sıklığının biraz az olması istenir. Bunu sağlamak için tane iriliğine göre dekara 2-3 kg arasında tohum kullanılmalıdır.
Silajlık olarak yetiştirilen mısırda tohum miktarı artırılmalıdır. Yapılan araştırmalar sonucunda Karadeniz bölgesinde en uygun bitki sıklığının dekara 12000-14000 bitki olması gerektiği, bunun da 4-6 kg /da tohuma tekabül ettiği tespit edilmiştir.
Gübreleme:
Mısır, topraktan çok fazla miktarda su ve besin maddesi kaldırır. Ancak mısır, fizyolojik olarak bir C4 bitkisi olduğundan kullandığı bu su ve besin maddelerine karşılık birim alandan çok yüksek oranda kuru madde üretir.